Sadece Kırım değil, dünden bugüne sağlıklı işbirliği teamülünün icabı olarak diğer boylar ve asaba halklarla dayanışma ilkesinden ısrarla vazgeçmez.Tartışmaya ve yoruma muhtaç konu ve olayları saklamak ve ertelemek yerine belli usûl ve esaslar dahilinde millî faaliyetin faydası istikametinde, farklı yaklaşım ve değerlendirmelere sayfalarını açmaktadır. Varsa mukabil görüşlere ilişkin cevap ve yazılara yer vermektedir. Millî meselenin takdim ve işlenmesinde, özellikle resmî bildirimlerde (Başyazı, Değerli Okuyucular v.s.) belli muhatap ve konulara iliş­kin özel literatür kullanmaktadır.Millî meselede realizm ve idealizm (gerçek­çilik ve mefkûrecilik) arasındaki bağları yek diğerine heba etmeksizin uygulamayı zaruri görmektedir.Halkımızın günlük telaşını, sosyal gelişmelerini (cıym-toy-sünnet-cenaze-mevlüt vb.) bir bütün telakki ederek, çalışma kadrolarını bu yapıdan kazanmaktadır.Ismarlama, destek ve geçici/sunî katkıları reddetmemekte, fakat on­lara güvenmemektedir.Cengiz İmparatorluğu, Altınordu Devleti ve Kırım Hanlığı'na tüm yükseliş ve inhitat/düşüş devirlerindeki müspet unsurları tatbik, olumsuz anlayışları (bilhassa kabilecilik, boyculuk ve kasabacılık) şiddetle reddetmektedir.Diaspora'nın en büyük ve en etkin ayağı Türkiye'de ki millî meseleye destek anlayışını; mensubiyet şuuru mesuliyet şuuruna dönüşme­lidir, formülüne uygun olarak değerlendirmektedir.Millî meselemizin maksadına uygun netice­lenmesinde vatan Kırım'da ve tüm Diaspora'da sayısız dergi,risale,bülten, kitap,dernek,vakıf ve enstitünün kurulması ve çıkmasının gereğine inanmaktadır. Bu konudaki kıskançlık ve tekelciliğe asla iltifat etmemektedir. Kırım'da, Özbekistan'da ve Diaspora'da halkına olan saygı ve inancın yanı sıra zor şart­larda yetiştiğine inandığı ziyalıların/aydınların objektif, ilmî ve aklî çalışmalarının sürekli ve her türlü tesirlerden uzak olmasını ümit etmek­te ve beklemektedir.Kırım millî meselesinin bağımsızlığını yitir­diği 1783'den bu yana maruz kaldığı, en aman­sız uygulama olan 1944 topyekun sürgününün tüm sonuçlarını (insanî, manevî, hukukî, maddî, kültürel vb.) ısrarla takip etmektedir Mevcut tüm sorunların aşılmasında, şartlar ne olursa olsun diyaloga ağırlık verirken bilhassa tam temsil ve katılımın oluştuğu ortak iradeye özel önem atfetmektedir.